
Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır? Şartları Nelerdir?
Çekişmeli boşanma davası, eşlerin boşanma veya boşanmanın sonuçları konusunda anlaşamadıkları durumlarda açılır. Bu yazıda çekişmeli boşanma sebepleri, dava açma şartları, kusur, deliller, nafaka, velayet, tazminat ve yargılama süreci güncel mevzuat çerçevesinde açıklanmaktadır.
02 Kasım 2026 · 17 dk okuma
Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır? Şartları ve Süreci (2026)
Çekişmeli boşanma davası, eşlerin boşanma konusunda veya boşanmanın mali ve hukuki sonuçları üzerinde anlaşamadıkları durumlarda gündeme gelen boşanma yargılamasıdır. Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen boşanma sebeplerine dayanılarak açılan bu davalarda mahkeme, ileri sürülen olayları, tarafların delillerini, kusur durumunu ve boşanmanın sonuçlarını değerlendirir.
Çekişmeli boşanma davası açmak için eşlerin birlikte başvurması veya karşı tarafın boşanmayı kabul etmesi zorunlu değildir. Eşlerden biri, kanunda düzenlenen boşanma sebeplerinden birine dayanarak tek başına dava açabilir.
Bununla birlikte yalnızca boşanmak istediğinin belirtilmesi, her durumda boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir. Dayanılan boşanma sebebinin kanuni koşullarının gerçekleşmesi ve gereken ölçüde ispat edilmesi gerekir.
Çekişmeli boşanma davalarında evlilik birliğinin temelinden sarsılması, zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, terk, suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme ve akıl hastalığı gibi kanuni boşanma sebepleri gündeme gelebilir.
Boşanma kararı yanında çocukların velayeti, kişisel ilişki, nafaka, maddi ve manevi tazminat, aile konutunun kullanılması ve mal rejiminin tasfiyesi gibi konular da önem taşıyabilir.
Bu makalede çekişmeli boşanma davasının şartları, dava açma süreci, boşanma sebepleri, deliller, kusur değerlendirmesi, velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı, görevli mahkeme, kanun yolları ve 2024 yılında değişen TMK 166/4 hükmü ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
1. Çekişmeli Boşanma Nedir?
Çekişmeli boşanma, eşlerin boşanmanın gerçekleşmesi veya boşanmanın sonuçları üzerinde tam bir anlaşmaya varamadıkları durumlarda yürütülen yargılamayı ifade eder.
Taraflardan birinin boşanmak istememesi, boşanma nedenlerinin tartışmalı olması, kusur konusunda uyuşmazlık bulunması veya nafaka ve tazminat taleplerinde anlaşmazlık yaşanması çekişmeli boşanmaya neden olabilir.
Ancak çekişmeli boşanma ile anlaşmalı boşanma arasındaki ayrım yalnızca tarafların boşanmak isteyip istememesinden ibaret değildir.
Eşlerin ikisi de boşanmak istese bile mali sonuçlar veya çocukların durumu bakımından gerekli anlaşmanın bulunmaması hâlinde dava çekişmeli şekilde yürüyebilir.
Çekişmeli boşanma için evliliğin bir yıl sürmesi gerekir mi?
Hayır.
TMK 166/3 kapsamında anlaşmalı boşanmaya özgü bir yıllık evlilik şartı bulunmaktadır.
Çekişmeli boşanma davası açılması için ise bütün boşanma sebepleri bakımından geçerli genel bir bir yıllık evlilik süresi şartı bulunmamaktadır.
Örneğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olayların evliliğin ilk aylarında meydana gelmesi hâlinde de kanuni şartları varsa boşanma davası açılabilir.
2. Çekişmeli Boşanma Davası Hangi Sebeplerle Açılır?
Türk Medeni Kanunu, boşanma sebeplerini farklı maddelerde düzenlemiştir.
Boşanma davalarında en sık başvurulan nedenlerden biri evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.
Bununla birlikte zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı gibi özel sebepler de bulunmaktadır.
Davanın hangi hukuki sebebe dayandığı, ispat bakımından ve boşanmanın sonuçlarının değerlendirilmesinde önem taşır.
3. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması – TMK 166/1
TMK 166/1 uyarınca evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Günlük dilde bu durum sıklıkla şiddetli geçimsizlik olarak ifade edilmektedir.
Ancak kanundaki kavram yalnızca eşler arasında sık sık tartışma yaşanması anlamına gelmez.
Evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeyi beklenemez hâle getirecek derecede sarsılmış olması gerekir.
Evlilik birliğini sarsabilecek davranışlar
Somut olayın özelliklerine göre fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, tehdit, aşağılama, sürekli hakaret, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar, ekonomik baskı, ağır güven sorunları veya aile yükümlülüklerinin ihlali boşanma sebebi olarak değerlendirilebilir.
Ancak belirli bir davranışın varlığı her olayda otomatik olarak boşanmaya karar verilmesini gerektirmez.
Davranışın niteliği, sürekliliği, evlilik birliği üzerindeki etkisi, tarafların karşılıklı tutumları ve dosyadaki deliller değerlendirilmelidir.
Eşin ailesinin evliliğe müdahalesi boşanma sebebi midir?
Eşlerden birinin ailesinin evlilik birliğine müdahale etmesi, somut olayın koşullarına göre boşanma davasında önem taşıyabilir.
Ancak yalnızca kayınvalide, kayınpeder veya diğer aile üyeleriyle anlaşmazlık yaşanması, her durumda boşanma sebebinin gerçekleştiğini göstermez.
Özellikle eşin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği ve müdahaleler karşısındaki davranışları değerlendirilmelidir.
Eşlerin ayrı yaşaması boşanma için yeterli mi?
Eşlerin ayrı yaşaması, evlilik birliğinin durumuna ilişkin önemli bir olgu olabilir.
Ancak yalnızca ayrı adreslerde yaşamak her durumda boşanma sebebinin gerçekleştiği anlamına gelmez.
Ayrılığın nedeni, süresi, tarafların davranışları ve dayanılan kanun hükmü dikkate alınmalıdır.
4. Çekişmeli Boşanmada Kusur Nasıl Belirlenir?
Çekişmeli boşanma davalarında kusur, özellikle TMK 166 kapsamında boşanma kararı verilmesi ve mali sonuçların belirlenmesi bakımından önemlidir.
TMK 166/2'ye göre davacının kusuru daha ağırsa davalının boşanmaya itiraz hakkı bulunmaktadır.
Ancak bu itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve evlilik birliğinin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmaması hâlinde boşanmaya karar verilebilir.
Kusur değerlendirmesi yapılırken yalnızca tarafların birbirleri hakkında ileri sürdükleri iddialar yeterli değildir.
Olayların delillerle ortaya konulması ve hukuken değerlendirilmesi gerekir.
Tam kusurlu eş boşanma davası açabilir mi?
Boşanma davasının açılabilmesi ile dava sonunda boşanma kararı verilmesi farklı meselelerdir.
Tam kusurlu veya daha ağır kusurlu olduğu iddia edilen eşin dava açması usulen mümkündür.
Ancak TMK 166/1 ve 166/2 kapsamında boşanma kararı verilip verilemeyeceği, ispatlanan olaylar, tarafların kusur durumu ve itirazın hukuki niteliği dikkate alınarak değerlendirilir.
Eşit kusur durumunda boşanma olur mu?
Tarafların eşit kusurlu olması, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma kararı verilmesini kendiliğinden engellemez.
Ancak boşanma nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat bakımından farklı koşullar bulunmaktadır.
Özellikle TMK 174/1 kapsamında maddi tazminat talep eden kişinin kusursuz veya daha az kusurlu olması aranır.
5. Zina Nedeniyle Boşanma Davası – TMK 161
TMK 161 uyarınca eşlerden birinin zina etmesi, diğer eşe özel boşanma sebebine dayanarak dava açma hakkı verir.
Ancak zina iddiasının hukuken ispatlanması gerekir.
Sadakat yükümlülüğüne aykırı her davranışın doğrudan zina olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bazı davranışlar özel zina sebebini oluşturmasa da evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirilebilir.
Zina nedeniyle boşanma davasında süreler
TMK 161 uyarınca dava hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmesiyle bu özel sebebe dayanma hakkı düşer.
Ayrıca affeden tarafın zina sebebine dayanarak dava açma hakkı bulunmamaktadır.
Bu süreler, genel boşanma sebebine dayalı bütün davalar için geçerli tek bir süre anlamına gelmez.
Aldatma mesajları zina için yeterli midir?
Mesajlaşmalar, fotoğraflar, tanık beyanları ve diğer deliller olayın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ancak her samimi veya uygunsuz mesajlaşmanın TMK 161 kapsamında zinanın kesin olarak ispatlandığı anlamına geldiği söylenemez.
Somut olayda delillerin içeriği ve hukuka uygunluğu değerlendirilmelidir.
6. Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış – TMK 162
TMK 162 kapsamında eşlerden biri, diğer eşin hayatına kastetmesi, kendisine pek kötü davranması veya ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunması sebebiyle boşanma davası açabilir.
Bu madde özellikle ağır nitelikteki davranışlar bakımından önem taşımaktadır.
Ancak her tartışma veya kırıcı sözün bu özel boşanma sebebinin kanuni koşullarını gerçekleştirdiği kabul edilemez.
Olayın ağırlığı, niteliği ve deliller değerlendirilmelidir.
TMK 162'de de sebebin öğrenilmesinden itibaren altı aylık ve olayın meydana gelmesinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süreler bulunmaktadır.
Affeden eşin bu özel sebebe dayanarak dava açma hakkı yoktur.
Aile içi şiddet durumunda koruma tedbirleri
Fiziksel, psikolojik, cinsel veya ekonomik şiddet iddialarının bulunduğu durumlarda, boşanma davasından bağımsız olarak 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler gündeme gelebilir.
Gerekli koşulların bulunması hâlinde uzaklaştırma ve diğer koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi mümkündür.
Boşanma davası açılmış olması, şiddete karşı koruma mekanizmalarına başvurulmasına engel değildir.
7. Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme – TMK 163
TMK 163 uyarınca eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi ve bu sebeplerle diğer eşten birlikte yaşamaya devam etmesinin beklenememesi hâlinde boşanma davası açılabilir.
Ancak eşlerden birinin herhangi bir suç işlemiş olması, otomatik olarak TMK 163 kapsamındaki özel boşanma sebebinin gerçekleştiğini göstermez.
Suçun niteliği ve diğer eş bakımından birlikte yaşamanın beklenip beklenemeyeceği değerlendirilmelidir.
8. Terk Nedeniyle Boşanma Davası – TMK 164
TMK 164, terk nedeniyle boşanmanın özel koşullarını düzenlemektedir.
Bu hükmün uygulanabilmesi için yalnızca eşlerden birinin ortak konuttan ayrılmış olması yeterli değildir.
Kanundaki terk süresi, ihtar ve diğer koşulların gerçekleşmesi gerekir.
Terk durumunun en az altı ay sürmesi ve devam etmesi, ilgili ihtarın yapılması ve ihtarın sonuçsuz kalması gibi şartlar önemlidir.
Kanuna göre belirli sürenin dördüncü ayı bitmeden ihtar istenemez ve ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz.
Ayrıca diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı sebep olmadan dönüşünü engelleyen eş de terk etmiş sayılabilir.
Haklı nedenle evi terk etmek boşanma davasında kusur oluşturur mu?
Eşin ortak konuttan ayrılmasının haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı önemlidir.
Örneğin şiddet, tehdit veya güvenlik riski nedeniyle ortak konuttan ayrılma ile evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ayrılma aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir.
Somut olayın özellikleri ve deliller dikkate alınmalıdır.
9. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma – TMK 165
TMK 165 uyarınca eşlerden birinin akıl hastası olması, bu nedenle ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi koşullarıyla boşanma davası açılabilir.
Bu nedenle yalnızca kişinin psikolojik veya psikiyatrik tedavi görmüş olması, otomatik olarak bu özel boşanma sebebinin gerçekleştiğini göstermez.
Kanunda aranan koşulların tamamı değerlendirilmelidir.
10. Boşanma Davasının Reddinden Sonra Yeniden Dava Açılması – TMK 166/4
TMK 166/4, boşanma davasının reddedilmesinden sonra ortak hayatın yeniden kurulamaması durumuna ilişkin özel bir düzenleme içermektedir.
14 Kasım 2024 tarihli 7532 sayılı Kanun ile bu hükümde önemli bir değişiklik yapılmıştır.
Önceki düzenlemede üç yıl olan süre, bir yıla indirilmiştir.
Güncel hükme göre boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.
Bir yıllık süre ne zaman başlar?
Bir yıllık süre, ilk boşanma davasının açıldığı veya eşlerin ayrı yaşamaya başladığı tarihten değil, boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleştiği tarihten itibaren hesaplanır.
Bu ayrım uygulamada oldukça önemlidir.
Boşanma davası reddedildikten sonra bir yıl ayrı yaşamak yeterli mi?
TMK 166/4 kapsamında yalnızca eşlerin bir yıl ayrı yaşaması değil, önceki boşanma davasının reddedilmiş ve ret kararının kesinleşmiş olması ile ortak hayatın yeniden kurulamaması koşulları önem taşır.
Bu nedenle hükmün bütün boşanma davalarında geçerli genel bir bir yıllık ayrı yaşama kuralı olarak yorumlanması doğru değildir.
11. Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Çekişmeli boşanma davası, yetkili aile mahkemesine dava dilekçesi sunularak açılır.
Dava dilekçesinde dayanılan vakıaların açık biçimde belirtilmesi, taleplerin gösterilmesi ve ilgili usul kurallarına uygun hareket edilmesi gerekir.
Boşanma davasında yalnızca kanun maddesinin yazılması, olayların somutlaştırılması gereğini ortadan kaldırmaz.
Örneğin evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ileri sürülüyorsa, bu sonuca yol açtığı iddia edilen olayların usulüne uygun biçimde açıklanması önemlidir.
Boşanma dilekçesinde neler bulunmalıdır?
Dava dilekçesinde tarafların ve varsa vekillerinin bilgileri, dayanılan olaylar, hukuki sebepler, deliller ve sonuç talepleri yer almalıdır.
Nafaka, tazminat veya diğer mali talepler bakımından kanundaki talep ve usul kuralları dikkate alınmalıdır.
Çocuklara ilişkin talepler ve gerektiğinde geçici tedbir istemleri de açıklanabilir.
12. Çekişmeli Boşanmada Deliller
Çekişmeli boşanma davalarında ileri sürülen olayların ispatı önemlidir.
Ancak boşanma davalarında her delilin kullanılabileceği veya elde edilen her bilginin hukuka uygun olduğu söylenemez.
Delillerin elde edilme yöntemi ve olayla bağlantısı değerlendirilmelidir.
Tanık beyanları
Tanık beyanları boşanma davalarında önemli deliller arasında yer alabilir.
Ancak tanığın olay hakkında doğrudan bilgi sahibi olup olmadığı, anlattığı hususların kaynağı ve beyanın diğer delillerle uyumu önem taşır.
Yalnızca taraflardan birinin anlattıklarını aktaran tanık beyanları ile doğrudan gözleme dayalı beyanlar aynı ispat gücünde olmayabilir.
WhatsApp mesajları ve sosyal medya kayıtları
Mesajlaşmalar ve sosyal medya içerikleri boşanma davalarında delil olarak değerlendirilebilir.
Ancak bunların hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği araştırılmalıdır.
Örneğin diğer eşin hesabına izinsiz girilmesi, gizli yazışmalarının hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirilmesi veya kişisel verilerine müdahale edilmesi farklı hukuki sorunlar doğurabilir.
Ses ve görüntü kayıtları
Ses ve görüntü kayıtlarının hukuka uygunluğu, kaydın hangi koşullarda ve hangi yöntemle elde edildiğine göre değerlendirilmelidir.
Her gizli ses kaydının mutlaka hukuka uygun veya her durumda hukuka aykırı olduğu şeklinde genel bir kural koymak doğru değildir.
Özellikle özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması ve ceza hukuku hükümleri dikkate alınmalıdır.
Banka ve finans kayıtları
Banka hesapları, para transferleri ve diğer mali kayıtlar, boşanmanın bazı mali sonuçlarına ilişkin uyuşmazlıklarda önem taşıyabilir.
Ancak bu kayıtların elde edilmesi ve mahkemeye sunulmasında hukuka uygun yöntemler izlenmelidir.
13. Çekişmeli Boşanmada Velayet
Çekişmeli boşanma davalarında ortak çocukların velayeti önemli konulardan biridir.
TMK 182 uyarınca mahkeme, boşanma veya ayrılık kararı verirken çocukların durumunu ve ebeveynleriyle kişisel ilişkiyi düzenler.
Velayet konusunda temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Çocuğun yaşı, gelişim ihtiyaçları, eğitim durumu, ebeveynlerin bakım olanakları ve diğer koşullar değerlendirilir.
Gerektiğinde uzman incelemelerinden yararlanılabilir.
Velayet anneye mi babaya mı verilir?
Türk hukukunda velayetin her durumda anneye veya babaya verilmesini zorunlu kılan genel bir kural bulunmamaktadır.
Velayet düzenlemesinde çocuğun üstün yararı dikkate alınır.
Ebeveynlerin ekonomik olanakları önemli olabilmekle birlikte, yalnızca gelir düzeyi velayeti belirleyen tek unsur değildir.
Çocuk hangi ebeveynde kalmak istediğini seçebilir mi?
Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi elverişli ise görüşünün alınması önem taşıyabilir.
Ancak çocuğun beyanı, velayet konusunda tek başına mutlak belirleyici değildir.
Mahkeme, çocuğun üstün yararını bütün koşullarla birlikte değerlendirir.
Velayet sonradan değiştirilebilir mi?
Koşullarda önemli değişiklikler meydana gelmesi ve çocuğun üstün yararının gerektirmesi hâlinde velayet düzenlemesinin değiştirilmesi gündeme gelebilir.
Ancak velayetin değiştirilmesi, yalnızca ebeveynlerden birinin istemesi nedeniyle otomatik olarak gerçekleşmez.
14. Çekişmeli Boşanmada Nafaka
Boşanma davalarında nafaka, tarafların ve çocukların ekonomik durumları bakımından önemli bir konudur.
Tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası farklı hukuki amaçlara hizmet eder.
Tedbir nafakası
TMK 169 uyarınca boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, dava süresince eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri resen alır.
Bu önlemler kapsamında koşulları varsa tedbir nafakasına karar verilebilir.
Tedbir nafakasının amacı, yargılama devam ederken ortaya çıkan geçici ihtiyaçların karşılanmasıdır.
Yoksulluk nafakası
TMK 175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer eşten mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebilir.
Yoksulluk nafakasında nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şart değildir.
Ancak nafaka talep eden kişinin daha ağır kusurlu olmaması ve diğer kanuni koşulların gerçekleşmesi gerekir.
Yoksulluk nafakası süresiz midir?
TMK 175'te yoksulluk nafakası bakımından süresiz olarak talepte bulunulabileceği düzenlenmiştir.
Ancak bu durum her nafaka kararının hiçbir koşulda sona ermeyeceği anlamına gelmez.
TMK 176 kapsamında nafakanın sona ermesi, kaldırılması veya değiştirilmesine ilişkin koşullar bulunmaktadır.
İştirak nafakası
İştirak nafakası, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine diğer ebeveynin mali gücü oranında katılmasıyla ilgilidir.
Çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynlerin ekonomik durumları dikkate alınır.
İştirak nafakası, eşler arasındaki yoksulluk nafakasından farklı bir hukuki yükümlülüktür.
15. Çekişmeli Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
TMK 174, boşanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin hükümler içermektedir.
Maddi tazminat
TMK 174/1 uyarınca mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.
Bu nedenle tazminat değerlendirmesinde tarafların kusur durumu ve boşanma nedeniyle menfaat kaybı önemlidir.
Manevi tazminat
TMK 174/2 kapsamında boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu diğer eşten uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir.
Ancak boşanma davası açılması veya evlilik birliğinin sona ermesi, tek başına manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli değildir.
Kişilik hakkına yönelik saldırı ve diğer kanuni koşullar değerlendirilmelidir.
Aldatılan eş tazminat alabilir mi?
Sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar, somut olayın özelliklerine göre tazminat bakımından önem taşıyabilir.
Ancak tazminatın türü ve miktarı, kanuni şartlar ve dosyadaki deliller çerçevesinde belirlenir.
16. Çekişmeli Boşanmada Mal Paylaşımı
Boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesi aynı hukuki konu değildir.
Boşanmanın gerçekleşmesi ve evlilik süresince edinilmiş malvarlığı değerlerinin tasfiyesi farklı kurallara tabidir.
Eşlerin mal rejimi, mal rejimi sözleşmesi bulunup bulunmadığı, malların edinilme zamanı ve niteliği önem taşır.
Evlilikte alınan ev kime kalır?
Evlilik sırasında edinilen bir taşınmazın hangi eş adına tapuda kayıtlı olduğu önemli olmakla birlikte, mal rejiminden kaynaklanan alacak haklarının değerlendirilmesinde tek başına kesin sonuç doğurmaz.
Malın edinilmiş mal veya kişisel mal niteliğinde olup olmadığı, edinilme zamanı, finansman kaynağı ve diğer unsurlar incelenmelidir.
Ev hanımı mal paylaşımından hak alabilir mi?
Mal rejiminden kaynaklanan haklar yalnızca eşlerin çalışma veya gelir elde etme durumlarına göre belirlenmez.
Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, kanuni koşulların bulunması hâlinde eşlerin edinilmiş mallar üzerindeki katılma alacağı gündeme gelebilir.
Düğün takıları ve ziynet eşyaları
Ziynet eşyaları konusunda hak sahipliği, eşyanın niteliği, kime özgülendiği, tarafların anlaşması ve ilgili güncel Yargıtay içtihatları çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Bütün düğün takılarının hiçbir ayrım yapılmadan daima tek bir eşe ait olduğu şeklindeki genellemeler doğru değildir.
17. Çekişmeli Boşanma Ne Kadar Sürer?
Çekişmeli boşanma davalarının süresi, mahkemenin iş yüküne, dosyanın kapsamına, delillerin toplanmasına ve tarafların taleplerine göre değişmektedir.
Tanıkların dinlenmesi, uzman incelemesi, kurumlara yazılan müzekkereler ve kanun yolu başvuruları yargılama süresini etkileyebilir.
Bu nedenle çekişmeli boşanma davasının mutlaka belirli bir ay veya yıl içerisinde tamamlanacağına ilişkin kesin bir süre verilemez.
Tek celsede çekişmeli boşanma olur mu?
Çekişmeli boşanma davaları çoğunlukla delil değerlendirmesi ve usuli aşamalar gerektirir.
Ancak davanın tek duruşmada sonuçlanıp sonuçlanamayacağı, dosyanın koşullarına ve usul kurallarına göre değerlendirilmelidir.
Bütün çekişmeli boşanma davaları için zorunlu bir duruşma sayısı bulunmamaktadır.
18. Çekişmeli Boşanma Davasında Karşı Taraf Boşanmak İstemezse Ne Olur?
Boşanma davası açılması için diğer eşin rızası zorunlu değildir.
Karşı taraf boşanmak istemese bile mahkeme, ileri sürülen boşanma sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirir.
Ancak yalnızca davacı eşin boşanmak istemesi, her durumda boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir.
Özellikle TMK 166/1 ve 166/2 kapsamındaki koşullar ile tarafların kusur durumu önem taşıyabilir.
Eşlerden biri davaya cevap vermezse boşanma gerçekleşir mi?
Davalının cevap vermemesi, boşanma iddialarının otomatik olarak ispatlandığı anlamına gelmez.
Boşanma davalarında uygulanacak usul hükümleri ve TMK 184'teki özel düzenlemeler dikkate alınmalıdır.
Mahkeme, dayanılan boşanma sebebini kanuna uygun biçimde değerlendirmek zorundadır.
19. Çekişmeli Boşanma Davasında Karşı Dava
Davalı eş, koşulları varsa boşanma davasına karşı dava açabilir.
Karşı davada kendi boşanma taleplerini ve dayandığı olayları ileri sürebilir.
Ancak karşı dava açılması için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda belirtilen süre ve koşullara uyulması gerekir.
Karşı davanın usulüne uygun açılıp açılmadığı ve hangi talepleri içerdiği yargılamanın sonucunu etkileyebilir.
20. Çekişmeli Boşanma Davası Anlaşmalı Boşanmaya Dönüşebilir mi?
Evet. Eşler yargılama devam ederken boşanma ve boşanmanın gerekli sonuçları konusunda anlaşmaya varabilirler.
Ancak anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için TMK 166/3'teki koşulların gerçekleşmesi gerekir.
Özellikle evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, tarafların hâkim tarafından bizzat dinlenmesi ve mali sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemenin uygun bulunması önemlidir.
Bu nedenle tarafların davanın herhangi bir aşamasında anlaşması, kanuni şartlar incelenmeden otomatik olarak anlaşmalı boşanma kararı verilmesini sağlamaz.
21. Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Çekişmeli boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir.
Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde, aile mahkemesi sıfatıyla görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi ilgili davaya bakabilir.
TMK 168 uyarınca yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Yetki değerlendirmesinde yerleşim yeri ve son ortak yaşam koşulları önemlidir.
22. Boşanma Kararına İtiraz ve İstinaf
Boşanma davasında verilen karara karşı kanunda öngörülen şartlarla kanun yollarına başvurulabilir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması, kararın ilgili bölümlerinin kesinleşmesini etkileyebilir.
İstinaf ve temyiz süreçlerinde başvuru süresi, kararın tebliği, kanun yolu sınırları ve başvurunun kapsamı önem taşır.
Boşanma kararının hangi bölümlerinin kesinleştiği, nafaka, velayet ve diğer sonuçlar bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
23. Çekişmeli Boşanma Davasında Avukat Tutmak Zorunlu mu?
Türk hukukunda çekişmeli boşanma davası açmak veya takip etmek için genel bir avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır.
Taraflar davalarını kendileri takip edebilirler.
Bununla birlikte çekişmeli boşanma davalarında delillerin sunulması, iddia ve savunmaların zamanında ileri sürülmesi, kusur değerlendirmesi, nafaka, tazminat ve mal rejimine ilişkin talepler bakımından çeşitli usul kuralları bulunmaktadır.
Bu nedenle dava sürecinde hangi talebin hangi hukuki dayanakla ileri sürüldüğü ve hangi delillerle ispatlandığı önemlidir.
24. Çekişmeli Boşanma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Çekişmeli boşanma davası nasıl açılır?
Yetkili aile mahkemesine, dayanılan boşanma sebeplerini, olayları, delilleri ve talepleri içeren dava dilekçesi sunularak açılır.
Eşim boşanmak istemiyor, boşanabilir miyim?
Karşı tarafın boşanmayı kabul etmesi zorunlu değildir. Ancak dayanılan boşanma sebebinin kanuni şartları gerçekleşmeli ve gerekli ölçüde ispatlanmalıdır.
Çekişmeli boşanma için bir yıl evli olmak gerekir mi?
Hayır. Bir yıllık evlilik şartı TMK 166/3 kapsamında anlaşmalı boşanmaya özgüdür.
Çekişmeli boşanma kaç yıl sürer?
Kanunda bütün davalar için geçerli kesin bir bitiş süresi bulunmamaktadır. Deliller, mahkemenin iş yükü ve kanun yolu süreçleri süreyi etkileyebilir.
Aldatma boşanma sebebi midir?
Evet. Zina TMK 161'de özel boşanma sebebidir. Ayrıca somut olayda sadakat yükümlülüğüne aykırı bazı davranışlar evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirilebilir.
Çekişmeli boşanmada tanık zorunlu mu?
Her davada mutlaka tanık deliline dayanılması zorunlu değildir. İleri sürülen vakıaların hangi delillerle ispatlanacağı somut olaya göre değişir.
Çekişmeli boşanmada WhatsApp mesajları delil olur mu?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş ve uyuşmazlıkla ilgili mesajlaşmalar delil olarak değerlendirilebilir. Elde edilme yöntemi önemlidir.
Çekişmeli boşanmada çocuk kime verilir?
Velayet, çocuğun üstün yararı dikkate alınarak düzenlenir. Her durumda anneye veya babaya verilmesini zorunlu kılan genel bir kural bulunmamaktadır.
Boşanmada nafaka almak için kadın olmak gerekir mi?
Hayır. TMK 175 kapsamında yoksulluk nafakası talep etme hakkı, kanuni şartları gerçekleştiren taraf bakımından düzenlenmiştir.
Boşanmada tazminatı kim alır?
Tazminat talepleri TMK 174'teki koşullara, tarafların kusuruna ve diğer somut özelliklere göre değerlendirilir.
Ev hanımı boşanmada mal paylaşımından hak alır mı?
Mal rejimine ilişkin haklar, eşin çalışıp çalışmamasından bağımsız olarak mal rejiminin türü ve kanuni koşullara göre belirlenebilir.
Boşanma davası reddedilirse ne olur?
Ret kararının kesinleşmesinden sonra TMK 166/4 kapsamında ortak hayatın yeniden kurulamaması ve kanundaki bir yıllık sürenin dolması hâlinde yeniden boşanma talebinde bulunulabilir. Diğer boşanma sebeplerine dayalı dava hakları ayrıca değerlendirilmelidir.
Çekişmeli boşanma anlaşmalı boşanmaya çevrilir mi?
TMK 166/3'teki şartlar gerçekleşmişse yargılama sırasında anlaşmalı boşanma koşullarının değerlendirilmesi mümkündür.
Çekişmeli boşanmada avukat zorunlu mu?
Hayır. Avukatla temsil genel olarak zorunlu değildir.
25. Sonuç
Çekişmeli boşanma davası, eşlerin boşanma veya boşanmanın hukuki sonuçları üzerinde anlaşamadıkları durumlarda başvurulan yargılama yoludur.
Bu davalarda boşanma sebeplerinin kanuni koşulları, ileri sürülen olayların ispatı ve tarafların kusur durumu önem taşır.
Ayrıca velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat, aile konutu ve mal rejiminden kaynaklanan haklar farklı hukuki koşullara tabidir.
Özellikle 14 Kasım 2024 tarihinde TMK 166/4'te yapılan değişiklikle, reddedilen boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ortak hayatın yeniden kurulamaması durumunda aranan sürenin bir yıla indirilmiş olması güncel değerlendirmelerde dikkate alınmalıdır.
Çekişmeli boşanma davalarında hukuki sonucun doğru belirlenebilmesi için dayanılan boşanma sebebi, olayların delillerle ispatı, kusur durumu ve boşanmanın hukuki sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, tarafların talepleri, deliller, suç veya dava tarihleriyle ilgili özel düzenlemeler ve yürürlükteki mevzuat farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

