
Ticari Alacak Davası Nasıl Açılır? Fatura, İcra ve Arabuluculuk
Ticari alacak davası, ticari ilişkilerden kaynaklanan ve ödenmeyen alacakların hukuki yollarla tahsil edilmesi amacıyla açılır. Bu yazıda ödenmeyen faturalar, cari hesap alacakları, icra takibi, itirazın iptali, zorunlu arabuluculuk, ticari temerrüt faizi, zamanaşımı ve dava süreci 2026 yılı güncel mevzuatı çerçevesinde açıklanmaktadır.
02 Kasım 2026 · 19 dk okuma
Ticari Alacak Davası Nasıl Açılır? Fatura, İcra ve Arabuluculuk
Ticari alacak davası, ticari ilişkilerden doğan ve borçlu tarafından ödenmeyen alacakların mahkeme aracılığıyla talep edilmesini amaçlayan hukuki yoldur. Şirketler arasındaki mal ve hizmet satışları, ödenmeyen faturalar, cari hesap ilişkileri, ticari sözleşmeler ve diğer ticari işlemler nedeniyle alacak uyuşmazlıkları ortaya çıkabilir.
2026 yılı itibarıyla ticari alacakların tahsilinde başlıca hukuki yollar, ilgili koşullara göre ilamsız icra takibi, ticari alacak davası ve icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Ancak her ticari alacak için öncelikle mahkemeye başvurulması zorunlu değildir. Ödenmemiş bir para alacağı için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılması mümkün olabilir. Borçlunun süresinde itiraz etmesi hâlinde ise alacaklının takibe devam edebilmesi için uygun hukuki yola başvurması gerekebilir.
Ticari alacak uyuşmazlıklarının en önemli konularından biri faturanın ispat gücüdür. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre belirli koşullarla faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurabilir. Ancak bir faturaya itiraz edilmemesi, faturada belirtilen malın mutlaka teslim edildiğini veya faturayı düzenleyenin her durumda alacaklı olduğunu kesin olarak kanıtlamaz.
Ticari uyuşmazlıklarda 2026 itibarıyla zorunlu arabuluculuk da önem taşımaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesine göre, ticari dava niteliğindeki para alacağı ve tazminat davalarının yanında itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında da dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması kural olarak dava şartıdır.
Öte yandan ticari alacakların geç ödenmesi hâlinde uygulanabilecek faiz, alacağın niteliğine bağlı olarak değişmektedir. Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesi kapsamındaki mal ve hizmet tedarikine ilişkin belirli geç ödeme hâllerinde 2026 yılı için açıklanan yıllık temerrüt faiz oranı %43'tür.
Bu makalede ticari alacak davasının şartları, ödenmeyen fatura için yapılabilecek işlemler, cari hesap alacağı, ilamsız icra takibi, itirazın iptali davası, ticari temerrüt faizi, zorunlu arabuluculuk, ticari defterlerin ispat gücü, zamanaşımı ve asliye ticaret mahkemesinde yargılama süreci güncel mevzuat çerçevesinde açıklanmaktadır.
1. Ticari Alacak Nedir?
Ticari alacak, ticari nitelikteki bir hukuki ilişkiden kaynaklanan ve alacaklıya karşı taraftan para veya başka bir edimin yerine getirilmesini isteme hakkı veren alacaktır.
Uygulamada ticari alacak denildiğinde genellikle mal veya hizmet satışından doğan para alacakları anlaşılır.
Örneğin bir şirketin başka bir şirkete mal teslim etmesi, hizmet sunması veya ticari sözleşme kapsamında iş gerçekleştirmesi karşılığında hak ettiği bedelin ödenmemesi ticari alacak uyuşmazlığına yol açabilir.
Ancak taraflardan birinin şirket olması, her uyuşmazlığı kendiliğinden ticari dava hâline getirmez.
Hangi alacaklar ticari alacak sayılır?
Ticari satış bedelleri, hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan bedeller, ticari cari hesap alacakları ve ticari işletmeyle bağlantılı sözleşmelerden doğan para alacakları, koşullarına göre ticari alacak niteliğinde olabilir.
Alacağın hukuki niteliği belirlenirken tarafların sıfatı, sözleşmenin konusu ve Türk Ticaret Kanunu'nun ticari iş ile ticari dava hükümleri birlikte değerlendirilir.
Ticari alacak ile normal alacak arasındaki fark
Her para alacağı ticari alacak değildir.
Ticari alacaklarda görevli mahkeme, faiz, deliller ve arabuluculuk bakımından özel düzenlemeler uygulanabilir.
Bu nedenle alacağın yalnızca tutarı değil, hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığı da önemlidir.
2. Ticari Alacak Davası Nedir?
Ticari alacak davası, ticari nitelikteki borç ilişkisinden doğan bir alacağın mahkeme kararıyla hüküm altına alınmasını amaçlayan davadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi ticari davaların kapsamına ilişkin düzenlemeler içerir.
TTK 5 ise ticari davalarda görevli mahkemeye ilişkin temel hükümleri düzenlemektedir.
Ticari alacak davası hangi durumlarda açılır?
Alacaklı, ticari sözleşmeden doğan alacağını tahsil edemiyorsa ve ilgili dava koşulları mevcutsa ticari alacak davası açabilir.
Örneğin teslim edilen malların bedelinin ödenmemesi, tamamlanan hizmetin karşılığının verilmemesi veya cari hesap bakiyesinin uyuşmazlık konusu olması nedeniyle dava açılması gündeme gelebilir.
Ticari alacak davası açmadan önce icra takibi gerekir mi?
Hayır.
Ticari para alacağının tahsili için her durumda önce icra takibi başlatılması zorunlu değildir.
Alacaklı, somut olayın koşullarına göre doğrudan alacak davası açabilir veya ilamsız icra takibine başvurabilir.
Ancak dava şartı arabuluculuk bulunan uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce bu koşulun yerine getirilmesi gerekir.
3. Ödenmeyen Fatura Nasıl Tahsil Edilir?
Ticari hayatta en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, düzenlenen faturanın borçlu tarafından ödenmemesidir.
Mal veya hizmet bedelinin ödenmemesi hâlinde alacaklı, borcun varlığını ve miktarını ortaya koyan belgelerle hukuki başvuru yapabilir.
Ancak faturanın düzenlenmiş olması, alacağın her durumda kesin biçimde ispatlandığı anlamına gelmez.
Fatura alacağı için icra takibi yapılabilir mi?
Evet.
Vadesi gelmiş bir para alacağı bakımından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başvurulması mümkündür.
Bu takipte alacaklının elinde mutlaka mahkeme kararı bulunması gerekmez.
Ancak borçlunun itirazı hâlinde alacağın varlığının ispat edilmesi gerekebilir.
Fatura ödenmezse doğrudan dava açılabilir mi?
İlgili koşullarla doğrudan alacak davası açılabilir.
Dava ticari nitelikteyse ve TTK 5/A kapsamına giriyorsa öncelikle arabuluculuğa başvurulmalıdır.
Fatura kesmek tek başına alacak hakkı doğurur mu?
Hayır.
Fatura, kural olarak taraflar arasında mevcut bir ticari ilişkinin ifasına yönelik belgedir.
Sözleşmenin varlığı, malın teslim edildiği veya hizmetin sunulduğu gibi hususlar gerektiğinde ayrıca ispatlanmalıdır.
4. Faturaya Sekiz Gün İçinde İtiraz Edilmezse Ne Olur?
Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesine göre faturayı alan kişi, teslim aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriğine itiraz etmezse bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Ancak bu karinenin kapsamı doğru anlaşılmalıdır.
Faturanın süresinde itiraz edilmeksizin alınması, taraflar arasında hiç kurulmamış bir sözleşmeyi kendiliğinden var hâle getirmez.
Sekiz günlük süre ne zaman başlar?
Süre, faturanın muhatap tarafından alındığı tarihe göre değerlendirilir.
Faturanın düzenlenme tarihi ile karşı tarafa ulaştığı tarih aynı olmayabilir.
Faturaya itiraz edilmezse borç kesinleşir mi?
Her durumda hayır.
Sekiz günlük itiraz süresi, faturanın olağan içeriğine ilişkin ispat karinesi bakımından önemlidir.
Ancak temel sözleşme ilişkisi, mal teslimi ve hizmet ifası gibi meseleler ayrıca incelenebilir.
Fatura ticari defterlere kaydedilmişse ne olur?
Faturanın karşı tarafın ticari defterlerine kaydedilmesi, alacağın varlığı ve ticari ilişkinin ispatı açısından önemli sonuçlar doğurabilir.
Ancak muhasebe kaydının niteliği ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
5. E-Faturaya İtiraz Nasıl Yapılır?
Elektronik faturalar da ticari uyuşmazlıklarda önemli delillerdendir.
Ancak e-faturanın türü, elektronik sistemdeki işlem ve hukuken geçerli itirazın nasıl yapıldığı ayrı konulardır.
E-fatura sekiz gün içinde reddedilmezse kabul edilmiş mi sayılır?
TTK 21/2 kapsamındaki sekiz günlük itiraz kuralıyla Gelir İdaresi Başkanlığının elektronik fatura sistemindeki teknik kabul-ret süreçleri birbirine karıştırılmamalıdır.
Faturanın düzenlenme şekli, muhataba ulaşması, ticari senaryo ve yapılan itirazın niteliği önemlidir.
E-faturaya noterle itiraz zorunlu mu?
Kanunun aradığı ispat ve bildirim koşulları, işlemin hukuki niteliğine göre değerlendirilmelidir.
Her fatura itirazının mutlaka noter aracılığıyla yapılması gerektiği şeklinde genel bir kuraldan söz edilemez.
Ancak itirazın içeriğinin ve karşı tarafa ulaştırılmasının ispatlanabilir olması önemlidir.
6. Cari Hesap Alacağı Nedir?
Cari hesap, ticari ilişkide tarafların karşılıklı alacak ve borç kalemlerini belirli bir hesap düzeni içerisinde takip etmesi amacıyla kullanılan bir kavramdır.
Ancak muhasebe uygulamasındaki cari hesap kaydı ile Türk Ticaret Kanunu'nun 89 ve devamı maddelerinde düzenlenen hukuki anlamdaki cari hesap sözleşmesi aynı değildir.
Cari hesap bakiyesi nasıl tahsil edilir?
Cari hesap bakiyesinin dayandığı hukuki ilişki, borç kalemleri, ödemeler ve varsa mutabakat belgeleri incelenmelidir.
Alacak mevcut ve muaccelse icra takibi veya dava yoluna başvurulabilir.
Cari hesap ekstresi tek başına delil midir?
Cari hesap ekstresi, tarafların ticari ilişkisine ilişkin belge niteliğinde olabilir.
Ancak tek taraflı hazırlanan bir ekstreden hareketle alacağın kesin biçimde ispatlandığı sonucuna her durumda varılamaz.
Banka hareketleri, faturalar, teslim belgeleri, mutabakat yazıları ve ticari defterler birlikte değerlendirilebilir.
Cari hesap mutabakatı bağlayıcı mı?
Mutabakat belgesinin içeriği, kim tarafından imzalandığı, tarafların temsil yetkisi ve belgenin hukuki niteliği önem taşır.
Geçerli biçimde kabul edilmiş bir bakiye, uyuşmazlığın ispatında etkili olabilir.
7. Ticari Alacak İçin İcra Takibi Nasıl Başlatılır?
Vadesi gelmiş ticari para alacaklarında genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılması mümkün olabilir.
Alacaklı, takip talebiyle icra dairesine başvurur.
İcra dairesi kanuni koşullarla ödeme emri düzenleyerek borçluya tebliğ eder.
Şirket aleyhine icra takibi açılabilir mi?
Evet.
Bir ticaret şirketinin borçlu olduğu iddia edilen para alacağı için, kanuni koşullarla şirket aleyhine icra takibi başlatılabilir.
Ancak şirketin tüzel kişiliği ile ortaklarının kişisel sorumluluğu birbirine karıştırılmamalıdır.
Ticari alacak için mahkeme kararı gerekir mi?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte mahkeme ilamı zorunlu değildir.
Ancak takipte ileri sürülen alacağın hukuken mevcut olup olmadığı, borçlunun itirazı üzerine yargısal incelemeye konu olabilir.
8. Ticari İcra Takibine İtiraz Süresi Kaç Gün?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi, kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür.
Borçlu, süresi içinde borca, imzaya veya yetkiye ilişkin ilgili itirazlarını ileri sürebilir.
Ancak kambiyo senetlerine özgü takip gibi özel yollar için farklı süreler uygulanır.
Borçlu itiraz ederse icra takibi durur mu?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte süresinde yapılan geçerli itiraz, takibi durdurur.
Alacaklı, itirazın iptali veya kanuni koşulları varsa itirazın kaldırılması gibi hukuki yollara başvurabilir.
Borçlu itiraz etmezse ne olur?
Takip kesinleşebilir.
Kanuni koşullar gerçekleştiğinde alacaklı haciz talep edebilir.
Ancak takibin kesinleşmesi, borçlunun haczedilebilir malvarlığının bulunduğunu veya alacağın mutlaka tahsil edileceğini garanti etmez.
9. Ticari Alacakta İtirazın İptali Davası
İcra takibine yapılan itirazın iptali davası, alacaklının takip konusu alacağın varlığını ve borçlunun itirazının haksızlığını ileri sürdüğü davadır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde düzenlenmiştir.
İtirazın iptali davası kaç gün içinde açılır?
İİK 67 uyarınca itirazın iptali davası bakımından itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık özel süre bulunmaktadır.
Bu süre, alacağın maddi hukuk zamanaşımından farklıdır.
İtirazın iptali davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Dava ticari nitelikteyse ve TTK 5/A kapsamına giriyorsa, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekir.
2026 itibarıyla itirazın iptali davaları, Kanun'un 5/A maddesinde açıkça sayılmıştır.
İcra inkâr tazminatı istenebilir mi?
İİK 67'deki şartların gerçekleşmesi hâlinde icra inkâr tazminatı gündeme gelebilir.
Ancak borçlunun itirazının reddedilmesi her durumda otomatik tazminat sonucunu doğurmaz.
Alacağın niteliği, likit olup olmadığı ve ilgili diğer koşullar değerlendirilir.
10. Ticari Alacak Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
Evet. TTK 5/A kapsamındaki ticari para alacağı davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Bu düzenleme ticari davaların tamamına değil, kanunda belirtilen dava türlerine uygulanır.
2026 itibarıyla TTK 5/A'da alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları açıkça sayılmaktadır.
Arabuluculuk ne kadar sürer?
TTK 5/A uyarınca arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde başvuruyu sonuçlandırır.
Zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir.
Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa ne olur?
Taraflar alacak tutarı, ödeme takvimi, faiz veya diğer konular üzerinde hukuka uygun biçimde anlaşabilir.
Anlaşma belgesinin icra edilebilirliği, ilgili arabuluculuk hükümlerine bağlıdır.
Arabuluculukta anlaşma olmazsa ne olur?
Dava şartı arabuluculuk süreci usulüne uygun biçimde tamamlandığında, ilgili koşullarla ticari alacak davası açılabilir.
İcra takibi başlatmadan önce arabuluculuk gerekir mi?
Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibini başlatmak için TTK 5/A kapsamında önceden arabuluculuğa başvurma şartı bulunmamaktadır.
Buna karşılık icra takibine itiraz edilmesi üzerine ticari nitelikte bir itirazın iptali davası açılacaksa dava şartı arabuluculuk gündeme gelir.
11. Ticari Alacak Davasında Görevli Mahkeme
TTK 4 ve 5 kapsamında ticari dava niteliği taşıyan uyuşmazlıklarda kural olarak asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
Ancak her şirketin taraf olduğu davanın ticari dava niteliğinde olması zorunlu değildir.
Görevli mahkeme belirlenirken uyuşmazlığın kaynağı ve özel kanuni düzenlemeler değerlendirilir.
Her şirket alacağına asliye ticaret mahkemesi mi bakar?
Hayır.
Şirketin taraf olduğu iş hukuku, tüketici hukuku veya başka bir özel görev alanındaki uyuşmazlıklar farklı mahkemelerde görülebilir.
Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerde dava nasıl açılır?
TTK 5 kapsamında asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevreleri için özel görev düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut davanın açılacağı yer ve uygulanacak usul hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
12. Ticari Alacak Davasında Yetkili Mahkeme
Yetkili mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun genel ve özel yetki kuralları uyarınca belirlenir.
Davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri ve kanunen geçerli bir yetki anlaşması önem taşıyabilir.
Alacaklının bulunduğu yerde dava açılabilir mi?
Bu sorunun cevabı borcun niteliğine, sözleşmeye ve uygulanacak yetki hükümlerine göre değişir.
Para borçlarının ifa yeri bakımından Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi önemlidir.
Ancak her ticari alacak davasının istisnasız alacaklının bulunduğu yerde açılabileceği söylenemez.
Şirketler arasındaki yetki sözleşmesi geçerli mi?
HMK 17 ve 18 kapsamında tacirler veya kamu tüzel kişileri arasındaki belirli yetki anlaşmaları geçerli olabilir.
Ancak anlaşmanın kapsamı, geçerlilik koşulları ve kesin yetki kuralları ayrıca değerlendirilir.
13. Ticari Alacak Davası Nasıl Açılır?
Dava açılmadan önce alacağın kaynağı, miktarı, ödeme zamanı ve mevcut deliller belirlenmelidir.
Uyuşmazlık dava şartı arabuluculuk kapsamındaysa gerekli başvuru yapılmalıdır.
Anlaşma sağlanamaması hâlinde görevli ve yetkili mahkemeye dava dilekçesi sunulabilir.
Dava dilekçesinde hangi bilgiler bulunmalı?
Tarafların kimlik ve ticaret sicili bilgileri, hukuki ilişkinin niteliği, sözleşme, faturalar, teslim edilen mal veya sunulan hizmet, yapılan ödemeler ve talep edilen alacak açıklanmalıdır.
Faiz talebinin hukuki dayanağı ve başlangıç tarihi de doğru belirlenmelidir.
Hangi belgeler gerekir?
Ticari sözleşmeler, faturalar, irsaliyeler, teslim tutanakları, banka dekontları, cari hesap mutabakatları, ticari defterler, e-posta yazışmaları ve arabuluculuk son tutanağı önem taşıyabilir.
Ancak her dosyada aynı belge bulunmak zorunda değildir.
14. Ticari Defterler Alacak Davasında Delil Olur mu?
Evet.
Ticari defterler, ilgili kanuni koşullarla ticari davalarda delil olarak değerlendirilebilir.
HMK 222, ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin önemli hükümler içermektedir.
Şirketin kendi muhasebe kayıtları yeterli mi?
Şirketin tek taraflı muhasebe kayıtlarının bulunması, her durumda alacağın kesin olarak ispatlandığı anlamına gelmez.
Defterlerin usulüne uygun tutulması, karşı tarafın defterleri ve uyuşmazlığın niteliği önemlidir.
Karşı şirket defterlerini sunmazsa ne olur?
Mahkeme, ilgili usul hükümleri çerçevesinde belge ve ticari defterlerin ibrazına ilişkin kararlar verebilir.
İbrazdan kaçınmanın sonuçları, HMK'daki delil ve ispat hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
15. Mal Teslimi veya Hizmet İfası Nasıl İspatlanır?
Ticari alacak davasında özellikle malın teslim edildiği veya hizmetin gerçekten yerine getirildiği konusunda uyuşmazlık çıkabilir.
Bu durumda sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, taşıma belgeleri, iş kabul kayıtları, yazışmalar ve diğer deliller önemlidir.
İmzalı irsaliye delil olur mu?
İrsaliyenin içeriği, teslim alanın kimliği, imza yetkisi ve malların niteliği değerlendirilir.
Geçerli teslim belgesi, teslim olgusunun ispatında önemli olabilir.
Hizmet faturası tek başına yeterli mi?
Hizmetin sunulduğunu ortaya koyan sözleşme, iş teslimi, kabul kayıtları ve yazışmalar gibi diğer delillere ihtiyaç duyulabilir.
Fatura, hizmetin sunulduğu iddiasının değerlendirilmesinde kullanılabilecek belgelerden biridir.
16. Ticari Alacaklarda Faiz Nasıl Hesaplanır?
Ticari alacaklarda faiz hesabı, borcun niteliğine ve uygulanacak kanuni düzenlemeye bağlıdır.
Sözleşmesel faiz, ticari temerrüt faizi ve TTK 1530 kapsamındaki özel faiz düzenlemesi aynı değildir.
Bu nedenle bütün ticari alacaklara otomatik olarak tek bir faiz oranı uygulanamaz.
Ticari temerrüt faizi ne zaman başlar?
Borcun vadesi, temerrüt bildirimi, sözleşme hükümleri ve ilgili özel kanun hükümleri önemlidir.
Borcun belirli vadede muaccel olması ve borçlunun temerrüde düşmesi konuları birlikte incelenmelidir.
Ticari alacaklarda avans faizi uygulanır mı?
Ticari işlere ilişkin faiz taleplerinde 3095 sayılı Kanun'un hükümleri çerçevesinde avans faizi gündeme gelebilir.
Ancak alacağın niteliği, talep edilen faiz türü ve uygulanacak sözleşmesel hükümler önemlidir.
2026 ticari faiz oranı kaçtır?
Ticari alacaklar için bütün hukuki ilişkileri kapsayan tek bir 2026 faiz oranı bulunmamaktadır.
Özellikle TTK 1530 kapsamındaki geç ödeme faizi ile 3095 sayılı Kanun uyarınca uygulanabilecek diğer faiz türleri birbirinden ayrılmalıdır.
17. TTK 1530 Kapsamında 2026 Temerrüt Faizi
Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesi, mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelere ilişkin özel hükümler içermektedir.
Madde kapsamındaki belirli ticari işlemlerde borçlunun geç ödemesi hâlinde özel temerrüt faizi uygulanabilir.
TCMB'nin 2026 yılı için açıkladığı oranlar şöyledir:
2026 yılı mal ve hizmet tedarikinde geç ödeme temerrüt faiz oranı: %43 yıllık.
Alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarı: 2.020 TL.
Bu oran ve tutarlar 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerlidir.
Her ödenmeyen faturada %43 faiz istenir mi?
Hayır.
TTK 1530'un uygulanabilmesi için ilgili mal veya hizmet tedariki ilişkisinin ve kanuni koşulların bulunması gerekir.
Ayrıca sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmış olup olmadığı ve hükmün geçerli bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Tahsil masrafı olarak 2.020 TL her dosyada istenir mi?
Bu asgari giderim tutarı, TTK 1530 kapsamında kanuni koşullarla ileri sürülebilen özel bir taleptir.
Bütün ticari alacak davalarında kendiliğinden hükmedilen sabit bir dava masrafı değildir.
18. Ticari Temerrüt Faizi Hesaplama Örneği (2026)
Örneğin TTK 1530 kapsamındaki şartların gerçekleştiği, 100.000 TL tutarındaki bir ticari mal bedelinin 30 gün geç ödendiği ve yıllık %43 faiz oranının uygulanabildiği varsayılsın.
Basit faiz yöntemiyle ve 365 günlük yıl kabul edilerek örnek hesaplama:
100.000 TL × 0,43 × 30 / 365 = yaklaşık 3.534,25 TL
Bu hesaplamada bulunan tutar yalnızca seçilen varsayımlar çerçevesindeki faiz örneğidir.
Somut olayda temerrüt başlangıcı, gün sayısı, uygulanacak faiz düzeni ve diğer koşullar değişebilir.
Ayrıca asgari tahsil giderimi, icra masrafları ve diğer alacak kalemleri ayrı değerlendirilmelidir.
19. Şirketin Borcundan Ortaklar Sorumlu mu?
Bir ticaret şirketinin borcundan kimlerin sorumlu olacağı, şirketin türüne ve ilgili hukuki ilişkinin niteliğine bağlıdır.
Limited şirketler ve anonim şirketler bakımından şirket tüzel kişiliği ile ortakların kişisel malvarlığı ayrı değerlendirilir.
Limited şirketin ticari borcundan ortak sorumlu mu?
Limited şirketin özel hukuk borçları bakımından kural olarak şirketin kendisi sorumludur.
Ancak kefalet, şahsi garanti, haksız fiil veya başka özel sorumluluk nedenleri bulunuyorsa farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.
Kamu alacakları bakımından ise ayrı hükümler uygulanmaktadır.
Anonim şirket ortağının malvarlığına haciz konulabilir mi?
Sırf anonim şirkette pay sahibi olunması, ortağın şirketin her borcundan kişisel olarak sorumlu tutulmasını sağlamaz.
Ancak ortağın şahsen borç üstlenmesi veya diğer hukuki sorumluluk nedenlerinin bulunması hâlinde ayrı değerlendirme yapılır.
20. Ticari Alacakta Kefalet ve Şahsi Garanti
Ticari sözleşmelerde şirket borçlarının güvence altına alınması amacıyla kefalet veya diğer teminat türleri kullanılabilir.
Ancak kefaletin geçerliliği için Türk Borçlar Kanunu'nun öngördüğü şekil ve diğer koşullar önemlidir.
Şirket müdürü kefil olmuşsa borçtan sorumlu mu?
Şirket müdürünün yalnızca şirket adına imza atmasıyla şahsen kefil olması farklıdır.
Kefalet veya kişisel garanti yükümlülüğünün doğup doğmadığı, belgenin içeriğine ve ilgili kanuni şartlara göre değerlendirilir.
21. Ticari Alacakta İhtiyati Haciz
İhtiyati haciz, kanunda belirtilen koşulların bulunması hâlinde alacaklının alacağının güvence altına alınmasına hizmet eden geçici hukuki koruma yoludur.
İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddeleri bu kurumu düzenlemektedir.
İhtiyati haciz hangi durumlarda istenir?
Rehinle temin edilmemiş para alacakları bakımından kanuni koşullarla ihtiyati haciz talep edilebilir.
Alacağın muaccel olup olmadığına göre farklı şartlar uygulanabilir.
İhtiyati haciz kararı alınırsa alacak kesin tahsil edilir mi?
Hayır.
İhtiyati haciz, alacağın kesin olarak tahsil edildiği anlamına gelmez.
Kararın uygulanması, teminat ve sonrasındaki takip veya dava işlemlerine ilişkin özel kurallar bulunmaktadır.
22. Ticari Alacak Davasında Zamanaşımı Kaç Yıl?
Ticari alacaklarda bütün taleplere uygulanan tek bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde genel zamanaşımı süresi on yıl olarak düzenlenmiştir.
Ancak TBK 147 ve diğer özel kanunlarda farklı alacaklar için daha kısa süreler öngörülmüştür.
Fatura alacağı kaç yılda zamanaşımına uğrar?
Bu soruya yalnızca faturanın varlığına bakılarak cevap verilemez.
Faturanın dayandığı satış, hizmet, eser veya diğer hukuki ilişki önemlidir.
Özel zamanaşımı hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Ticari alacaklarda her zaman 10 yıl mı uygulanır?
Hayır.
Genel on yıllık sürenin yanında bazı alacaklarda beş yıllık veya başka özel zamanaşımı süreleri bulunabilir.
Bu nedenle ticari alacağın hangi sözleşmeden doğduğu belirlenmeden kesin süre verilmesi doğru değildir.
23. Ticari Alacak Davasında Deliller
Ticari alacak davalarında ispat, uyuşmazlığın sonucunu etkileyen en önemli konulardandır.
Sözleşmeler, ticari defterler, faturalar, teslim belgeleri ve banka hareketleri birlikte değerlendirilebilir.
E-posta yazışmaları delil olur mu?
Elektronik yazışmaların gerçekliği, taraflarla bağlantısı ve hukuka uygun elde edilmesi önemlidir.
İlgili koşullarda ticari ilişkinin ve tarafların anlaşmalarının ispatında kullanılabilir.
WhatsApp konuşmaları ticari alacakta delil olur mu?
Mesajların içeriği, muhatapları ve ticari ilişkiyle bağlantısı değerlendirilir.
Ancak bir mesajın ekran görüntüsü, her durumda tek başına kesin delil olarak kabul edilmez.
Banka dekontu ödeme ispatı mıdır?
Banka dekontu, ödemenin varlığını gösterebilecek önemli belgelerdendir.
Ancak ödemenin hangi borç için yapıldığı ve taraflar arasındaki hesap ilişkisi ayrıca önem taşır.
24. Ticari Alacak Davasında Bilirkişi İncelemesi
Ticari defterlerin ve hesap ilişkilerinin incelenmesi teknik bilgi gerektirebilir.
Bu nedenle mahkeme, kanuni koşullarla bilirkişi incelemesine başvurabilir.
Bilirkişi raporunda fatura kayıtları, cari hesap hareketleri, ödeme belgeleri, sözleşme ve faiz hesabı gibi konular değerlendirilebilir.
Ancak hukuki uyuşmazlığın çözümü ve delillerin nihai değerlendirilmesi mahkemeye aittir.
25. Ticari Alacak Davasında Yargılama Usulü
Ticari davalarda uygulanacak yargılama usulü, Türk Ticaret Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
TTK 4/2 kapsamında parasal sınırın altında kalan bazı ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır.
Bu parasal sınır her yıl kanuni yeniden değerleme mekanizmasıyla değişebileceğinden, 2026 yılında uygulanacak sınır ilgili güncel mevzuata göre kontrol edilmelidir.
Ticari alacak davası ne kadar sürer?
Davanın süresi, alacağın niteliğine, delillerin kapsamına, ticari defterlerin incelenmesine, bilirkişi raporlarına ve mahkemenin iş yüküne bağlıdır.
Bütün ticari alacak davaları için kesin bir sonuçlanma süresi verilemez.
26. Ticari Alacak Davasında Masraflar ve Avukatlık Ücreti
Dava açılırken mahkeme harçları ve gider avansı gibi yargılama giderleri gündeme gelebilir.
Bilirkişi, tebligat ve diğer işlemler nedeniyle ek giderler oluşabilir.
Avukat aracılığıyla takip edilen uyuşmazlıklarda vekâlet ücreti de söz konusu olabilir.
Davayı kazanan bütün masraflarını geri alır mı?
Yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceği ve vekâlet ücreti, davanın sonucuna ve ilgili usul hükümlerine göre belirlenir.
Ancak avukatla yapılan özel ücret sözleşmesinin bütün bedelinin otomatik olarak karşı taraftan tahsil edileceği düşünülmemelidir.
27. Ticari Alacak Tahsilinde Sık Yapılan Hatalar
Ticari alacak uyuşmazlıklarında hak kaybına neden olabilecek hatalardan biri, yalnızca fatura düzenlenmesini alacağın kesin olarak ispatlandığı şeklinde değerlendirmektir.
Bunun yanında arabuluculuğa başvurulmadan ticari alacak davası açılması, yanlış mahkemeye başvurulması ve uygulanamayacak faiz oranının talep edilmesi de sorunlara neden olabilir.
Özellikle şu ayrımlar önemlidir:
Fatura düzenlenmesi ile mal veya hizmetin gerçekten teslim edilmesi.
Muhasebe cari hesabı ile TTK kapsamında cari hesap sözleşmesi.
İcra takibi başlatmak ile ticari alacak davası açmak.
İcra itirazı üzerine itirazın iptali ve itirazın kaldırılması yolları.
Ticari faiz ile TTK 1530'daki özel geç ödeme faizi.
Şirketin borcu ile ortak veya yöneticinin şahsi sorumluluğu.
Genel zamanaşımı ile özel sözleşme türlerine ilişkin zamanaşımı süreleri.
Bu hususlar birlikte değerlendirilmeden başlatılan işlemler, tahsilatın gecikmesine veya yargılama giderlerinin artmasına neden olabilir.
28. Ticari Alacak Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Ticari alacak davası nasıl açılır?
Ticari alacağın dayanağı ve miktarı belirlenir. Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurulduktan sonra, gerekli koşullarla görevli mahkemede dava açılır.
Ödenmeyen fatura için ne yapılabilir?
Alacağın niteliğine göre icra takibi başlatılabilir veya ticari alacak davası açılabilir.
Fatura tek başına alacağı ispatlar mı?
Her durumda hayır. Faturanın dayandığı hukuki ilişki ve mal veya hizmetin ifası da önemli olabilir.
Faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmezse ne olur?
TTK 21/2 kapsamındaki koşullarla fatura içeriğinin kabul edildiğine ilişkin ispat karinesi gündeme gelebilir.
Şirketten alacak nasıl tahsil edilir?
Şirketin borçlu olduğu alacak için ilgili şartlarla icra takibi veya alacak davası yoluna başvurulabilir.
Ticari alacakta arabuluculuk zorunlu mu?
TTK 5/A kapsamındaki ticari para alacağı davalarında zorunludur.
İcra takibi açmadan önce arabuluculuk gerekir mi?
Genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatmak için kural olarak gerekmez. Ancak sonrasında açılacak ticari itirazın iptali davasında dava şartı arabuluculuk bulunabilir.
Ticari alacak hangi mahkemede görülür?
Ticari dava niteliğindeki alacak uyuşmazlıklarında kural olarak asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
Cari hesap alacağı nasıl ispatlanır?
Cari hesap kayıtları, mutabakat belgeleri, faturalar, banka hareketleri, ticari defterler ve diğer deliller değerlendirilebilir.
Fatura alacağı için icra takibi yapılabilir mi?
Evet. Kanuni koşullarla ilamsız icra takibi yapılabilir.
Borçlu icra takibine itiraz ederse ne olur?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte süresinde yapılan geçerli itiraz takibi durdurur. Alacaklı uygun hukuki yola başvurabilir.
İtirazın iptali davası süresi kaç yıl?
İİK 67 kapsamında itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık özel süre bulunmaktadır.
2026 ticari temerrüt faiz oranı kaç?
TTK 1530 kapsamındaki belirli mal ve hizmet tedarikine ilişkin geç ödemelerde 2026 yılı için açıklanan yıllık oran %43'tür. Bütün ticari alacaklara bu oran uygulanmaz.
Ticari alacakta ihtiyati haciz istenebilir mi?
Kanuni şartlar gerçekleşmişse ihtiyati haciz talep edilebilir.
Ticari alacak kaç yılda zamanaşımına uğrar?
Alacağın hukuki niteliğine göre değişir. Genel on yıllık zamanaşımı yanında özel süreler bulunmaktadır.
Limited şirketin borcundan ortak sorumlu mu?
Şirketin özel hukuk borçları bakımından kural olarak şirketin kendisi sorumludur. Ancak şahsi kefalet ve diğer özel sorumluluk nedenleri farklı sonuç doğurabilir.
Ticari alacak davasında avukat zorunlu mu?
Genel olarak zorunlu değildir. Ancak ispat, faiz, görev, arabuluculuk ve icra süreçleri hukuki değerlendirme gerektirir.
29. Sonuç
Ticari alacak uyuşmazlıkları, şirketler ve tacirler arasındaki mal ve hizmet satışları, cari hesap ilişkileri ve ticari sözleşmelerin ifası sırasında ortaya çıkabilmektedir.
Alacağın tahsili için doğrudan dava açılması veya uygun koşullarla ilamsız icra takibine başvurulması mümkündür.
Ancak faturanın düzenlenmiş olması, alacağın her durumda kesin olarak ispatlandığı anlamına gelmez. Temel ticari ilişkinin ve borcun dayanağının gerektiğinde ortaya konulması önemlidir.
Ticari dava niteliğindeki alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında TTK 5/A kapsamında dava şartı arabuluculuk uygulanmaktadır.
2026 yılında TTK 1530 kapsamındaki belirli mal ve hizmet tedariki uyuşmazlıklarında geç ödeme temerrüt faizi yıllık %43, asgari tahsil giderimi ise 2.020 TL'dir.
Bununla birlikte faiz oranı, zamanaşımı ve sorumlu kişiler her ticari alacak bakımından aynı değildir.
Ticari alacağın doğru biçimde tahsil edilebilmesi için sözleşme, fatura, mal veya hizmet ifası, ticari defterler, ödeme belgeleri, faiz koşulları, arabuluculuk ve görevli mahkeme birlikte değerlendirilmelidir.
Bu makale 3 Kasım 2026 tarihi itibarıyla genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Alacağın kaynağı, sözleşmenin türü, tarafların tacir sıfatı, uygulanacak faiz hükümleri, ödeme tarihleri ve özel zamanaşımı kuralları farklı sonuçlar doğurabilir. İçerik somut olaya yönelik hukuki danışmanlık yerine geçmez.

